11
Tem
“We are all made of star stuff”

“We are all made of star stuff”

25
Ha
The world needs more rainbow..

The world needs more rainbow..

18
Ha
Günün Müziği: 

Günün Müziği: 

15
Mar
alevlenz:

I made a gallery section and went through old photos and made an animated gif! I like animated gifs! Yay! I call it peanuts piano. Thanks Michael Herdlein for the fun shoot so so many years ago! xx

alevlenz:

I made a gallery section and went through old photos and made an animated gif! I like animated gifs! Yay! I call it peanuts piano. Thanks Michael Herdlein for the fun shoot so so many years ago! xx

02
Mar

Bugün teferruatlarla uğraşılmaması için bir sebep var mı?

image

Bazen inandırıcılık katsın diye isimlerin önüne eklenen, bazen farkında olmadan ödünç alınıp, nemalandıktan sonra, lanet “isim hakları” yüzünden markaların önüne iliştirdiği, kurtarıcılık misyonu da olan ikircikli “öz” kelimesi üzerine…

Türkler özünde “öz” kelimesini sever, özbeöz diye bir kelimenin başka lisanlarda olduğunu sanmıyorum; bizim için öz “has”tır, ötesi yoktur.

Niyeyse, “özünde iyi bir insan” sözü, öz’e dair sözler arasında negatif bir sese sahiptir. Sıklıkla mecazi anlamda kullanıldığına rastlanır. 

Öze dönmek vardır; kullanım şekli itibariyle aynı “özünde iyi bir insan”da olduğu gibi, temenniden ziyade, uyarı niteliğinde çıkar karşımıza. Örneğin di’li geçmiş zamanda kullanılarak, “özüne döndü” dendiğinde başta negatif algı belirir.

Zira dil, dünyanın geri kalan ülkelerinde olduğu gibi, bizde de medya ve benzeri “enstrümanların” etkisi altındadır. Medya “öz” kelimesini sever, sıklıkla ve çoğu zaman da olumsuz kullanır; en azından yeltenir. 

Öztürk ismi en başından “öz”ü içerdiği için baştan yeniktir bu durumda; daha öz olmasına imkan yoktur. Özal da öyledir; hem isim hem soyisimdir ve diğer bütün “öz”ler gibi, sorgulanabilir niteliktedir ve baktığımız yerden negatif algı katmanına mensuptur.

Öz olanlar dilimizde bu kadar baştan yenik bir algı oluşturuyorsa, Er olanlar nasıldır? Kendi ismimin ve soyismimin “Er”le başlamasını yazının dışında tutarak, Özal ve Erdoğan isimlerinin internet sınırları içindeki analizlerini bir Pazar bulmacası olarak sunmak isterim:

Özal isminin analizi

Özal isminin her bir harfi aşağıda belirtilen karakteristik özellikleri ifade etmektedir.

Ö harfi : İçine kapalılık
Z harfi : Bilimsel bakış açısı, okumayı seven bir kişilik
A harfi : Atılgan, enerjik
L harfi : Sanatsal yeteneğe sahip olma

Erdoğan isminin analizi

Erdoğan isminin her bir harfi aşağıda belirtilen karakteristik özellikleri ifade etmektedir.

E harfi : Sıkıntılardan kurtulmak için mücadele
R harfi : Sert yapıya sahip olma
D harfi : Üstün güçlere sahipliği
O harfi : Gizliliği sevme
A harfi : Atılgan, enerjik
N harfi : Sağduyu

Bir de öz saygı vardır; insanın kendine duyduğu saygı, onur, haysiyet, izzetinefis anlamı taşır ve “Erdoğan” ismi ile arasında bir benzerlik yoktur. Satırlarımı güzel bir parçayla sonlandırırken herkese iyi pazarlar dilerim.

13
Ara

Poetry Meets Dance Meets Irony Meets Electronic Music Meets Weltschmerz…

image

Radyo Babylon’da bu akşam Chaos & Confetti dinleyicilerini başlıktaki gibi bir program bekliyor.

Programda 2013’ün başlarında şiire kattıklarıyla ilk kez 40 yaşın altında birine verilen Ted Hughes Ödülü’ne layık bulunan 27 yaşındaki özel insan Kate Tempest’in enigmatik prodüktör ikilisi letthemusicplay ile çıkardığı Our Town’nun Joe Goddard Dub versiyonu açılışı yapıyor. Greco-Roman etiketiyle 16 Eylül’de çıkan single ruhunuza işleyecek.. Bu yüzden Kate Tempest ismine büyük dikkat!!!!!

Ofei de bu haftanın keşiflerinden bir diğeri. Kendine özgü sesi ve gospel ve soul arasında bir yerde duran müziğiyle gizemli ve sıradışı bir sanatçıyla karşı karşıyayız. Ofei’in London EP’sinden Tomorrow isimli parçasını dinleceyeceksiniz..

2011’de Soul Clap’e gönderdiği demo’dan sonra, ailenin büyük kucak açtığı Nick Monaco’nun (üstteki foto) hastasıyız desek yeridir. Parçası The Stalker, Tanner Ross’ Hiding in the Bassbins Remix’iyle hipnotize ediyor. Orijinal versiyonu ise yeni videosuyla aşağıda..

Hepsi bu kadar değil elbette. Saat 21.00-22.00’de Radyo Babylon'da yayınlanacak Chaos & Confetti'ye kulak verin..

25
Ek

Eğlence nereye kayboldu?

Citvision Lansman Partisi ve İstanbul gece hayatının düşündürdükleri…

Önce sigara kalktı sonra masa ve sandalyeler. Mekanlarda iyi müzik, dışarıda kalabalık.. Sigaradan birkaç nefes alındı, hatırlanmayacak sohbetler yapıldı, eğlence belirsiz bir tarihe alındı.. 

Dün akşam, İstanbul’da güzel ve akılda kalıcı etkinliklere imza atan Zero’nun düzenlediği bir lansman partisi vardı: Cityvision Lansman Gecesi. 

Kendi deyişleriyle Zero ve Nokia, ’İstanbul’da gündüzleri sanat galerilerinde, güneş batıp, ışıklar yandığında gece kulüplerinde neler olduğununun izini sürüp kayıt altına alacaktı, Cityvision adlı yeni bir projeyle.

Zero ekibi, her zaman olduğu gibi yine neşeli bir fikir ve bu fikrin tanıtımı için enteresan bir mekan bulmuştu. Biz de partinin izini sürüp, Fener gibi İstanbul’un en eski semtlerinden birinde, graffitilerle ışıklandırılmış tarih kokan bir sokakta, harika bir eski yapının içinde bulduk kendimizi.

İlk göze çarpan, içeri girdiğimizde bizi karşılayan özel ışık ve müzik performansıydı. Fransız temelli audio/visual ekibi Nonotak ve Berlin’de ikamet eden medarı iftiharımız elektronik müzik prodüktörü ve sanatçı Deniz Kurtel’in led enstalasyonu fütüristik bir hava katmıştı iki katlı ahşap yapıya. 

Parti fikri güzel, gelen insanlar gayet eğlenmeyi bilen ve seven insanlar, içki ve ikramlar yerinde ama yine aynı yerde tıkanıklık vardı, o da yazının girişinde dile getirdiğim yerdi.

Sigara+içki+sohbet mekanın, ‘acaba çöker mi’ diye cidden kaygılandığım, caddeye bakan ve nefis Haliç manzaralı kısmındaydı, yani balkonda..

Bütün bunları düşünürken, aklıma Sex & City’den bir sahne geldi. Orada da bir parti kızı, kapalı yerde sigara içememekten dertleniyor, New York’ta eğlencenin bitmesinden şikayet edip, kendi acıklı sonunu hazırlıyordu.. O sahneyi dilerseniz aşağıdaki videoyu tıklayarak izleyebilirsiniz ki dizinin en can alıcı sahnelerinden biriydi bana göre.

Son söz olarak, Zero ve ekibini bu yeni projelerinde tebrik ediyorum ve giderek sığlaşan ve daralan İstanbul gece hayatında daim olmalarını diliyorum..

29
Ağu

Günün Müziği: Willis Earl Beal - Coming Through (feat. Cat Power)

Willis Earl Beal - Coming Through (feat. Cat Power)

Chicago temelli soul şarkıcı Willis Earl Beal'e yeni çıkacak albümü 'Nobody Knows'da yer alan bu parçasında Cat Power eşlik ediyor.

24
Ağu

HAFTANIN ALBÜMÜ: KING KRULE - 6 FEET BENEATH THE MOON

image

King Krule’un 14 parçalık “6 Feet Beneath the Moon” isimli albümü bugün çıktı

19 yaşındaki şarkıcı ve söz yazarı Archy Marshall şimdiden romantik punk şairi olarak kutlanmaya başladı.

Dinleyeni kalbinin en derinine almaktan imtina etmiyor sanatçı; yaşadığı tüm hayal kırıklıklarını ve “weltschmerz”ini ortaya sermekten de..

Bazı parçalarında jazz elementlerini de duyacağınız bu hiç de konvansiyonel olmayan ilk albümde korkusuz, yürekli ve büyük sesli genç bir adamı dinleyeceksiniz.

Bugün aynı zamanda doğumgünü olan Archy Marshall aka King Krule, şimdiden senenin en iyi albümlerinden birine imza attı bize göre.

22
Ağu
Günün Fotoğrafı: Christophe Agou 

Günün Fotoğrafı: Christophe Agou 

About

Erel Eryürek yıllarca muhabirlikten editörlüğe, çeşitli gazete ve dergilerde çalıştıktan sonra 2004’te Lokkum Yayıncılık isimli şirketini kurarak bağımsızlığını ilan etti.

Çeşitli sektör/kurumsal dergi ve kataloglarının yanı sıra, Eryürek’in 2005-2008 tarihlerinde basılı olarak yayımladığı dergisi 2de1, artık dijital olarak varlığını sürdürüyor. Pek çok dergiye de ilham ve cesaret veren, parti ve organizasyonlarıyla da bilinen 2de1, Radyo Babylon’da aynı isimle, yine Erel Eryürek’in hazırlayıp sunduğu programla takipçileriyle buluşuyor.

Farklı genre’lardaki müziğin bazen kesintisiz, bazen de sözün araya girdiği renkli ve sürprizli bir program olarak öne çıkan 2de1’de en taze parçalarla, çaldıkça tebessümle hatırlanan parçalar iç içe geçebiliyor.

Piyasaya çıktığından bu yana içerik ve tavrıyla dergicilik dünyasına farklı bir boyut getiren 2de1'in web sayfasında öne çıkan, indie'den elektronik müziğe, alternatif müzikten avant-garde’a eski ve yeni müziklerin çaldığı ve tanıtıldığı canlı yayın programı, her Salı 15.00-16.00 saatlerinde Radyo Babylon’da yayında.

2de1 Radio Show

Loading Music
Powered by Soundcloud

Bandcamp Player

Latest from Twitter

Sign up to Mailing List

Facebook

2de1 on Mıxcloud

Follow 2de1 on Mixcloud

Featured Releases


Read full review of The Balearic Sound Of Grace Jones - GRACE JONES on Boomkat.com ©

Kompakt.FM